Ayşegül BAYAR

Sayın Ayşegül BAYAR, beni kırmadığı için, kıymetli vaktini ayırdığı için, sorularıma cevapları ile eşlik ettiği için çok teşekkür ediyorum. Hayatında her zaman her şeyin dilediği gibi olması dileğiyle ve kendisinden daha fazla eser görmek umuduyla.


SORU1: Yaşadığımız devasa evrende kendinizi üç cümle ile tanımlar mısınız?


-Kendime bir hayal evreni kurdum ve oraya gidip elimde hikayelerle dönmekten başka işim yok.

-Dinlediğim müziklere ve okuduğum kitaplara benziyorum.

-Artık anlamın anlamı aramanın kendisinde olduğunu biliyorum. 


SORU2: Her yazarın her eseri kendinden bir parçadır, zor ve zahmetli süreçlerden geçer. Siz eserinizi yazarken hiç sıkıntı yaşadınız mı? Ya da yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?


Yazma alışkanlıkları türlü türlü olsa da pek çok yazar yazım sürecinde yaşadıklarını anlatırken benzer cümleler kurar. İç içe geçmiş düşünceler, yazıp silmeler, çatışmalar, kısacası ciddi bir emek. Kendini adama hali. Edebi değeri olan bir metin ortaya koyulabilmesi için olması gereken de bu. Açık konuşmam gerekirse, ben takıntılı bir insanım. Detaylarda kendimi boğarım ki bu özelliğim yazma sürecime de yansıyor. Bazen haftalarca aynı cümle ya da paragraf üzerinde çalışır, onu içime sindirmeden başka bir yere atlayamam. Aynı anda birkaç farklı metin üzerinde çalışmam, birini demlenmeye bırakıp bir diğerine başlamam da söz konusu olmuyor hal böyle olunca. Haddinden fazla abartılı bir titizlik de denilebilir. Şu an hazırlığı sürmekte olan ikinci dosyamda bu titizliği daha fazla gösterdiğimi söyleyebilirim. Atmosfere, mekanların ve karakterlerin sahiciliğine çok önem veriyorum. Bu sahiciliği yakalamak onları en ince ayrıntılarıyla tanımaktan geçer. Tanıyabilmek için de zihinde eksiksiz bir şekilde yapılandırmak gerekir. Metnimde bahsi geçen ve oldukça önemli yer tutan bir ev var. O evin şeklini (kütüphanenin durduğu yerden mutfağın banyonun nerede olduğuna kadar) kafamda oturtmaya çalışırken uykumun kaçtığını, sabahın üçünde kalkıp bir mimar gibi o evin planını çizdiğimi bilirim. Gerçekte var olan bir evi model alıp onu anlatabilirdim ama bu sevdiğim bir yöntem değil. Her şeyiyle bana ait olmalı. Onu ben doğurmalıyım. Bir de rüya meselesi var. Bazen sabaha kadar rüyalarımda karakterlerimle uğraşıyorum. Uyuyorum, uyanıyorum yine onlar. Nasıl huzursuz bir uyku, anlatamam. Bu ve bunun gibi şeyler benim yazma sürecimin sancıları. Ancak bunları asla sıkıntı olarak adlandırmam. Bunlar yaratım yolculuğumu heyecan verici kılan şeyler ve bu heyecanı kaybetmek benim için yıkım demektir.


SORU3: Sizin için “yazmak” eylemi hayatınızı nasıl değiştirdi. Sizce “yazmak” eylemi insandan ziyade bir ülkeyi ne kadar değiştirebilir?

Yazmak benim hayatımda hep var olan bir eylemdi. Hayatımda şunları değiştirdi diye sayamam çünkü bakıyorum da hayatım çocukluğumdan itibaren yazma eylemine uygun bir şekilde gelişmiş. Değişimden şu noktada bahsedebilirim: öykülerimin yayınlanmaya başlaması. Artık beni okuyan birileri vardı. İçimdekileri duyan, gören, onlara kafa yoran… Bu güzel bir şey. İnsana bir amaç yüklüyor. Ama aynı zamanda meşakkatli bir yolculuk başlatıyor. Artık açıldınız, tanımadığınız birinin omzunda ağlamış oldunuz bir bakıma. “Bak, benim yaralarım burada” demek gibi bir şey bu. Ama amaç kendini sağaltmak değil. O da ağlasın, öteki de ağlasın, sonuç olarak işaret ettiğim şu ya da bu konuya karşı bir hassasiyet oluşsun. Geceli gündüzlü çalışmalar, kafayı durmadan meşgul eden kurgular, beynin içinde susmaksızın konuşan karakterler… Hep bu yüzden işte. “Yazmazsam bir şeyleri eksik bırakırım,” düşüncesi. Neden? Nedir o eksik kalacak olan şey? Onu bulmalıyım, diyorum. Bulmak için daha çok yazıyorum. Yazdıkça daha çok yazmak istiyorum. Travmatik biraz. Üzülerek söylüyorum ki biraz da gülünç. En sonunda kaleminizin her şeye gücünün yeteceğine inanmaya başlıyorsunuz. İşte yazmak sizi değiştirdi. Şövalye oldunuz. Hadi şimdi kaleminizi yel değirmenlerine çekin. Okumayan toplumlarda toplumsal bir değişim başlatmanız mümkün değil. Ülkeleri değiştirme gücüne sahip olan yazma eyleminden önce okuma eylemidir.

Teşekkürler.

Sevgilerimle

02.07.2022

Ayşegül BAYAR

281 görüntüleme0 yorum
PicsArt_02-20-09.41_edited.jpg