Ayşegül ELHAKAN


Sayın Ayşegül ELHAKAN, beni kırmadığı için, kıymetli vaktini ayırdığı için, sorularıma cevapları ile eşlik ettiği için çok teşekkür ediyorum. Hayatında her zaman her şeyin dilediği gibi olması dileğiyle ve kendisinden daha fazla eser görmek umuduyla.


SORU1: Yaşadığımız devasa evrende kendinizi üç cümle ile tanımlar mısınız?


Çok sevdiğim bir söz var.

Evren olduğu haliyle mükemmel, değişmesi gereken tek şey insan;

yani sensin!

Kendime hayat felsefesi edindiğim bir söz.

Sınırını bilmediğimiz bu uçsuz bucaksız evrende ben sadece boyutunu bilmediğim kadar küçük bir noktayım. Ama kapladığım boyuta aldanmayıp bu evrende daha güzel bir hal alabilmek için değişmeye, öğrenmeye ve her durumda kendimi sevmeye açığım. Kendimle barışık bir insan olarak kalmaya çabalıyorum. Kendim olarak kalmaya .


SORU2: Her yazarın her eseri kendinden bir parçadır, zor ve zahmetli süreçlerden geçer. Siz eserinizi yazarken hiç sıkıntı yaşadınız mı? Ya da yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?


Her insan farklı şekillerde ifade eder kendini. Ben yazmayı seçtim. Kendimi anlatmayı en uygun bulduğum dil yazmak bana göre. Zorlukları çok fazla var tabi. Anlatım diliniz, okuyucuya vermek istediğiniz mesaj, sürükleyicilik hepsinin dozunda olması lazım ki o kitap sona ulaşsın. Bunların yanında bir yaşanmışlığı yazmak ve bunu ilk kitabında denemek daha da zorladı beni. Yazarlık konusunda bir eğitimim yok. Sadece çocukluğumdan beri yazım dilimin iyi olduğu ve yetenekli olduğum anlatılır. Ama bir insanın kendi yaşadığını kaleme dökmesi kolay olmuyormuş onu anladım. Bir kadınım başarı hikayesi olarak konu aldığım ‘Ben Olmadan Önce’ adlı kitabımda kendi hayat hikayemi anlattım. Sizin için güzel olan anıları yazmak çok keyif verirken , acı veren anları yazmak bazen aylarınızı alabiliyormuş. Tıkandığım devam edemediğim çok oldu. Birçok kez bilgisayarın başından kalkıp pes ettim. Boğazımı düğümleyen hıçkırarak ağladığım bölümlerle birlikte, çok mutlu olduğum bölümlerde oldu. Ama her bölümde kitabı çıkartma istediğimi anımsayarak devam ettim. İnsanlara kılavuz olması.


SORU3: Sizin için “yazmak” eylemi hayatınızı nasıl değiştirdi. Sizce “yazmak” eylemi insandan ziyade bir ülkeyi ne kadar değiştirebilir?


Kendinden bir parça bırakmak, bunu kaleme dökebilmek çok başka bir boyut. Ne yazdığınızın çok önemi yok aslında. İlla bir konu belirlemek zorunda değilsiniz. Yazmak her açıdan insanlara katkı sağlayacak bir eylem . Rahatlamak, kendini geliştirmek gibi daha pek çok kalıba uyabilir. Pek çok insanda anlaşılabilirlik sağlar hatta. Bugün sadece yazma eylemi ile bile iletişim sağlanabiliyor en basiti. Söz uçar yazı kalır derler birde . Bugün dünya geneli pek çok antlaşma vs. hep yazıya dökülmüş mesela . Ben her duygu düşüncemi kaleme döken biriyim mesela. O an mutlu yada mutsuz olmamın bir önemi yok. Duygu düşüncem dışa vurmalı bir şekilde. Bunu en anlaşılabilir yaptığımı düşündüğüm şey yazmak. Terapi gibi düşünün. Zihinde yer kaplayıp kafanızı dolduracağına, yazın. İnanın hafifleyeceksiniz.



Sevgiler...

02.04.2022

Ayşegül ELHAKAN

153 görüntüleme0 yorum
PicsArt_02-20-09.41_edited.jpg