MİRAS

Evin hizmetkarı olsam da neler olup bittiğini anlayabiliyordum. Tanrım ikisinin kardeş ve hatta ikiz olduklarına inanası gelmiyor insanın. Dönemin asilzadelerindendi ikisi de. Kendime engel olamayıp konuşmalarına kulak kabarttım. Bunu neden yaptığımı bilmiyorum ama sanırım bir ayrılık söz konusu olursa ve hangisinin yanında kalmam gerektiğine karar vermek için içgüdüsel olduğunu düşünebilirim. Evin sahipleri için o kadar değerli olduğumu düşünmüyordum ama belki bir gün ihtiyaç duyulabilir. Endişeli de görünmek de istememiştim oysa ki. Neden anlaşmazlık yaşayacaklarını düşündüğümü tanrı bilir. Evin beyinin vefat etmesinden sonra bu sohbetler giderek sıklaşmış ve koyulaşmıştı. Eve gelen giden misafirlerle dahi paylaşılıyordu bu konu. Henry ve Danon o kadar farklılardı ki. Salona girip içeceklerini verdikten sonra hemen kapıdan çıksam da önünden ayrılamadım.

-Monşer, vaziyetten de anlaşılacağı gibi bazı konuların iradesini Danon’a bırakamıyorum. Ne kadar merhametli olduğunu siz de bilirsiniz. Bana kalsa böyle hadiselerle uğraşmam ama kararları sevgili kardeşime bırakırsam da ne zaman iflas edeceğimizin endişesi ile yaşamam gerekecek, diye bitirdi sözünü Henry.

Henry evin büyük oğlu ve daha güçlü görünendi. O konuşurken Danon da içerideydi. Ortak aile dostları ziyaretlerine hâl hatır sormak ve bundan sonra ne yapacakları ile ilgili sağlıklı karar verip vermediklerini öğrenmeye gelmişti.

-Azizim, kardeşim Henry’nin dediklerine çok da ehemmiyet vermeyiniz. Bilirsiniz ki sadece insanlara değer verdiğimden sakınmıyorum genelde kendimi. Bu zayıflık olarak algılanmamalı aksine erdem olarak görülmelidir, diye cevapladı Danon.

Misafir yalnızca dinlemekle yetiniyordu. Net bir cevap yakalayana kadar da ayrılmaya niyeti yoktu. Kendi çıkarlarını düşünüyor olabilirdi. Sonuçta evin beyi yüklü bir miras bırakmıştı ve en iyi şekilde değerlendirilmesini vasiyet etmişti. Sanırım konu ile ilgili karar vermeye çalışıyorlardı. Misafir de belki ortaklardan biri olacaktı.

-Alacağınız kararda sizi destekleyeceğimi bilmenizi isterim. En kısa zamanda belli bir konuda anlaşılacağını düşünerek babanızın vefatından ne kadar üzüntü duyduğumu bilmenizi isterim, diye araya girdi misafir Beau.

Evin içinde konuşulan konular olağan olsa da sonuçları için bir şey söylemek zordu. İnsanlar çıkar mevzu bahis olunca büyük ölçüde değişirlerdi.

-Monşer, bildiğiniz üzere şahsım bu konularda mansup olduğumu bilmenizi isterim. Kardeşimin huyunu da az çok bilirsiniz. Biri herhangi bir ricada bulunduğu zaman merhametinden dolayı kıramaz. Senesine kalmaz yatırım için olan birikimlerimizi kediye sermaye yapmış oluruz. Kardeşimin bu konularda hassasiyeti olduğundan dolayı uğraşmaması daha uygun bir karar olarak görünmekte. Kaldı ki benim gibi başarılı, zeki ve hangi durumda ne yapacağını bilen biri için çocuk oyuncağı olacaktır bu işler, diye cevap verdi Henry dişlerinin arasından gülerek.

Beau aynı zamanda ailenin avukatı olduğu için anlaşma yapmalarını da sağlaması gerekliydi. İki kardeş anlaşıyor gibi de görünse ikisinin de farklı arzuları vardı.

-Azizim, insanlara yardım etmenin neresi kötü fikirlerinizi bahşeder misiniz? İnsanlar sadece kendisi için yaşamamalı. İnsanın doyması için bir öğün, uyuması için bir döşek yeterken fazlasında gözlerinin kalması açıklanabilir değil. Elbette kardeşimin kudretini bilmeyen yoktur ama sadece kendini düşündüğünü de bilen çoktur, diye araya girdi Danon.

-Monşer, kardeşim bir parça haklı da olsa insanın önce kendini teminat altına alması gerekmektedir. Benim gibi her işte üstün biri de bunu pekâlâ sağlayabilir. Sadece öğün ve döşekle bitmiyor insanın ihtiyaçları. Kendim için olduğu kadar çevremdeki ve kardeşim, eşlerimiz ve çocuklarımızın da geleceği buna bağlıyken tabi ki daha ehemmiyetli bir karar verilmeli, diye karşılık verdi Henry.

Bizim avukat bayağı bir arada kalacak gibi duruyor. Kendinden başkasını önemsemeyen Henry’ye göre iyi bir yatırım yapılmalıydı; Miras. Gelecekleri için daha çok kar getirmeliydi ellerindeki. Danon’a göre ise bu mirası kendilerinin birikimi değildi ve yardım amaçlı kullanılmalıydı. Ne isterse yapan yapısıyla kısa sürede iflasa mahkûm insanlar gibi duruyordu Donan. Henry ise gücüne güç katmak ve ihtişamını arttırmanın derdindeydi.

-Monşer Beau, bize bu konuda yardımcı olmanız gerekmektedir. Teşriflerinizi bu yüzden istemiş olduk. Şahsım gibi kudretli, akılcı ve eşsiz bir deha dururken kardeşim de olsa benim özelliklerimin tam tersi olan Danon’a bırakmayız bu kararı. İnce hesaplar yapamayacak kadar merhametinin kurbanı olmakta kendisi. İnsanlar bu özelliğini bildiği için yeterince sömürmekteler zatıalini. Çok iyi ve tercih edilir bir hekim olmasına karşılık elinde hiçbir birikimi bulunmamakta. İnsanların kendisi üzerinden fayda sağlamasına izin vermektedir. Kimseyi geri çevirme gibi bir alışkanlığı yoktur. Öte yandan şahsımın fikirleri üzerine fikir koyabilecek kimsenin olmaması benim günahım olmasa gerek. İnsanlar genelde yatırıma daha çok saygı duyarlar. Şahsım gibi bu işleri idare edebilecek biri varken başka bir karar vermemeniz sizin de hayrınıza olacaktır. Danon’dan sonra bizimle çalışamayacağınızı garanti edebilirim çünkü sizin ödeneğinizi tahsis edemez durumda olacağımızı garanti edebilirim, diye bayağı uzun bir konuşma yaptı Henry.

-Aile içi meselelere girmek pek haddim değil fakat madem sordunuz fikrimi beyan etmek isterim. Bence herkes kendi hakkında söz sahibi olmalı ki herkesin gönlü olsun. Kudretli insanların sayısı az olsa da bitmedi; işsiz kalmayacağıma güvenebilirsiniz. Bence en iyi yol; birbirinize muvafakat vermeniz değil, aranızda bir anlaşma yapmanız daha kâfi olacaktır, diye araya girdi Beau.

Evet, kardeşler arası anlaşmazlığı giderecek cümle bu olacak sanırım. Bay Henry kibrini yenebilirse, Bay Danon da saflığını giderirse kimsenin bu anlaşmada zarar etmeyeceği belliydi. Gidip ocağa bakmam gerek. Birazdan yemek çanı çalınır. Misafir ve ev sahipleri soracaklardır yemeğin akıbetini. Bugünlük dinlediklerim yeter. Nasıl olsa yakında anlaşma sağlanacaktır.


Mavinin Fecri ve Mihrinin Hicranı Yazarı

Yazar ve Şair Betül FIRAT

11.05.2022

Sevgiler...

285 görüntüleme0 yorum
PicsArt_02-20-09.41_edited.jpg