Semra AKSOY

Sayın Semra Aksoy, beni kırmadığı için, kıymetli vaktini ayırdığı için, sorularıma cevapları ile eşlik ettiği için çok teşekkür ediyorum. Hayatında her zaman her şeyin dilediği gibi olması dileğiyle ve kendisinden daha fazla eser görmek umuduyla.

SORU1: Yaşadığımız devasa evrende kendinizi üç cümle ile tanımlar mısınız?


*Yaşamayı seçtiğim bu boyutta “her şey bu kadar güç ve karmaşık olmak zorunda mıydı?” demekten kendimi alamıyorum.

* “Herkes için bir çıkış yolu mutlaka olmalı!” demeden geçirdiğim bir gün bile yok.

*Her şeye rağmen taşına, toprağına, dağına ve kuşuna hayran olduğum şimdilik tek evimiz gibi görünen Dünya üzerindeki bitmek bilmez güç savaşları, bazen bana öyle ağır geliyor ki, böyle olduğunu bilsem yine de gelir miydim, bilmiyorum.


SORU2: Her yazarın her eseri kendinden bir parçadır, zor ve zahmetli süreçlerden geçer. Siz eserinizi yazarken hiç sıkıntı yaşadınız mı? Yada yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?


Yazmak bende yaralarımı sarmak gibiydi. Eski yaraları kanatmadan, yeni yaralar da açmadan yürümeye çalışırken, bir yandan da cevapları bulmaya çalışıyordum.

İnsanın en büyük ümidi yine kendidir. Kendi sınırlarını ve yapabileceklerini bilmek, düşüncelerini açıklama gücü de verir. Bir kişinin yapabildiğini herkes yapabilir.Ve gördüğümüz Dünya, dahası yarattığımız Dünya tek seçeneğimiz değildir. Yeterince istersek her şeyi değiştirebiliriz. İşte bu duygularla yazmaya başladığımda; durakladığım, tıkandığım zamanlar oldu. Cevapların gelmesini bekleyip, tekrar yazdım. İnanılmaz keyifli bir süreçti benim için. Hayal gücümün derinliklerinde gezinmek ve orada olduğundan bile haberdar olmadığım hikayeleri çekip gün yüzüne çıkarmak yolculuğun en güzel tarafıydı.

Asıl sıkıntı ise, kitap bitince başladı. Çünkü tanınmamış birinin ilk kitabını bastırmaktaki güçlük, sonrasında satış ve dağıtım aşamalarında da devam eden, yayıncılık sisteminden kaynaklanan sorunlarla uğraşmak, işin büyüsünü bir miktar bozsa da, yine de hayal ettiğim Dünyayı insanlarla tanıştırmanın heyecanı, paha biçilmezdi.


SORU3: Sizin için “yazmak” eylemi hayatınızı nasıl değiştirdi. Sizce “yazmak” eylemi insandan ziyade bir ülkeyi ne kadar değiştirebilir?

İnsan sadece düşünerek de fikirlerini ulaştırabilir. Ortak bilgi havuzuna düşen her fikir, mutlaka muhatabına ulaşır. Ancak fikirler yazıya döküldüğünde, bunu çağırmaya gücü olmayan, bu konuda hiçbir farkındalığı bulunmayan kişinin bilincine de ulaşma imkanı olur.

Bana göre, Bilgi, Sevgiden sonra bu Dünyadaki en büyük güçtür. Her şey önce hayal etmekle başlar ve insan yeterince inanır ve çaba gösterirse değiştirilemeyecek hiçbir şey yoktur. Yıllar içinde bu eksende yapılandırdığım bilincimin yansımalarını, herkesle paylaşmak isterken, esasen hedefim de ilk kitabım Tek Zaman’ı okuyanların daha güzel bir dünya olabileceğine inanmasını sağlamaktı.

“Tek Zaman'da yaşayanlar da tıpkı bizim gibi; her şeyin asla düzelmeyecekmiş gibi göründüğü bir zamanın ve adına “Büyük Sıçrama” dedikleri bir sürecin sonunda, Evrensel Yasaların hakim olduğu bir Dünya’yı kurmayı başardılar.

Onlar bizim geleceğimiz ve daha güzel bir Dünyaya inanan, bu uğurda geçmişte ve şimdi eser veren sayısız yazar gibi ben de buna olan inancımı, artan bir umutla kalbimde taşıyorum. Ve elbette yazmak ve okumak çok şeyi değiştirmiştir ve değiştirmeye de devam edecektir.


Teşekkür ederim. 20.02.2022

Semra AKSOY

173 görüntüleme0 yorum
PicsArt_02-20-09.41_edited.jpg