TAAMMÜT

Gökyüzünde ateş kırmızısı gün batımı

Gök senin yüzünde ve bir sonbahar sabahı

Son baharımı yaşamış gibi bir sanrı

Dünya bir distopya, kurtulma imkanı sınırlı

Filizleniyor gönlüm toprağına, ruhuna

Ruhun çekiyor beni benden, dosdoğruca sana

Sana çok şey söylemek istiyorum sayfalarca

Sayfalara da sığmazsın, o kadar ağaç yok dünyada

Dünya mahzen, karanlık kısmen, ne yalan söyleyeyim sevmiyorum şahsen

Deniyorum yaşamayı bazen, her şeye rağmen

Yokluğun cehennem, bihaberim saatlerden

Varlığın bana oksijen, bihaberim nefesten

Gönül gözümde katarakt, yazılmış en güzel nakarat

Yazgıma seni katarak, yanıyorum sana artarak

Gözlerinde yaş gökyüzümde sağanak, ne mecalim var ne de niyetim kaçacak

Koşuyorum yağmuruna aklım aksak, ne olacaksa olacak

Senden kaçarken sana yakalanmak gibi

Akşam güneşi, hafif esinti varlığının betimi

Kapı sesi, ümit tanesi, yaşama hevesi

Sensizliğin her zerresi, esirliğin sessiz tesiri.


Yusuf KARAPUNAR

90 görüntüleme0 yorum
PicsArt_02-20-09.41_edited.jpg