Zeynep Albaraz GENÇER


Sayın Zeynep Albaraz GENÇER, beni kırmadığı için, kıymetli vaktini ayırdığı için, sorularıma cevapları ile eşlik ettiği için çok teşekkür ediyorum. Hayatında her zaman her şeyin dilediği gibi olması dileğiyle ve kendisinden daha fazla eser görmek umuduyla.


SORU1: Yaşadığımız devasa evrende kendinizi üç cümle ile tanımlar mısınız?


-Her gün o 'devasa evreni' sorgulayan, anlamlandırmaya çalışan, kafası karışan, yolunu bulmaya gayret eden biriyim.

-Doğum ile ölüm arasının hakkını vererek yaşamaya; kendime, aileme, sevdiklerime ve dünyaya faydalı olmaya çalışıyorum.

-Kimsenin kimseyi tam manasıyla anlamadığını düşünüyorum, hatta kişi kendini bile tam öğrenemeden ayrılıyor dünyadan.

 

SORU2: Her yazarın her eseri kendinden bir parçadır, zor ve zahmetli süreçlerden geçer. Siz eserinizi yazarken hiç sıkıntı yaşadınız mı? Ya da yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?


Ben içim taştığında, yazı masamın başına koştum uzun yıllar boyunca.Kendimi kelimelerle arındırdım dünyadan. O yüzden rahatlıkla diyebilirim ki, yazmak; ağlamak ve gülmek gibi bir ifade biçimi oldu benim için. Sadece hikaye, deneme yazmaktan bahsetmiyorum. Günlük hayattaki iletişimimde de yazmanın yeri ayrıdır bende. Esas zorluk yazdıklarım 'kamuya açıldıktan' sonra başlıyor. Okunacak mı, sevilecek mi, anlaşılacak mı endişeleri beliriyor.


SORU3: Sizin için “yazmak” eylemi hayatınızı nasıl değiştirdi. Sizce “yazmak” eylemi insandan ziyade bir ülkeyi ne kadar değiştirebilir?


Bu soruya kitabım İçimdeki Kaktüs'ten bir alıntı ile yanıt vermek isterim:

"Neden yazıyorsun?” diye soran olmadı bugüne kadar ama eğer olursa verebileceğim yanıtlar muhtelif.

“Dünyaya uyum sağlayabilmek için”

“Delirmemek için”

“Akıl ve ruh sağlığımı korumak için”

“Gerçeklerden kaçmak için”

“Kaçmaya çalıştığım gerçeklere yaklaşabilmek için”

“İçimi dökmek için”

“Umursamamak için”

“Uyuşmak için”

“Unutmak için”

“Hatırlamak için”

Hem yazmak suç, ayıp ve günah kategorilerine girmiyor. (en azından şimdilik)

Nefsi müdafaa yapıyorum bir yerde."

....


Yani 'yazarak' önce kendi dünyamı değiştirmeye, genişletmeye çalışıyorum. Kendimi korumaya alıyorum. İfade etmeye çalışıyorum. Bütün insanların, hatta canlıların ihtiyacı 'anlaşılmak'. Kendini ifade edebilenler, anlatanlar ne kadar çok olursa, başka bakış açılarını anlamak o kadar mümkün hale gelir. Okudukça/yazdıkça yargılamamayı, düşman olmamayı, tanımayı öğreniriz. Bu da hem ülkeyi, hem dünyayı daha yaşanılır kılar. 10 seneyi aşkındır yazıyorum; kitabım 2.5 sene önce Tara Kitap etiketiyle çıktı, 3 baskı yaptı. Duydukça içimde kelebekler uçuran müthiş tepkiler aldım. Ailemden, dostlarımdan, şahsen tanışmadığım kişilerden.. Anlaşıldığımı hissettim. Gururlandım. Duygulandım. Şu hayatta 'bir işe yaramak' istediğim için, tüm yazar gelirini KAÇUV'a bağışlamıştık. Dünya Kanser Günü'nde beraber bir etkinlik yaptık. Yakın zamanda, farklı yazarların öykülerinden oluşan, Luna Yayınevi etiketiyle çıkan 'Öykü Kumbarası' adlı kitapta, bir hikayemle yer aldım. Bazı debiyat dergilerinde yazılarım var. Almanya/Köln edebiyat dergisi için, pandemi ile ilgili bir yazımı tercüme ettim ve orada yayımlandı. Bunlar, insanın ölmeden önce göreceği film şeridinde yer alacak türden mutluluklar, gururlar...

Teşekkürler.

Sevgilerimle

25.06.2022

Zeynep Albaraz GENÇER

188 görüntüleme0 yorum
PicsArt_02-20-09.41_edited.jpg